Dernek Enflasyonu: İstanbul’da Bingöl Adı Üzerinden Kurulan “Kağıt Üstü” Yapılar
İstanbul’da Bingöl dernekleri, bir dönem her köşe başında açılan simit sarayları ve lokmacılar gibi çoğalıyor. Ancak bu derneklerin büyük bölümü sadece tabelada var; içi boş, yönetimi etkisiz ve faaliyet üretmeyen “kağıt üstü” yapılar olarak dikkat çekiyor.
İstanbul’da Bingöl dernekleri, bir dönem her köşe başında açılan simit sarayları ve lokmacılar gibi çoğalıyor. Ancak bu derneklerin büyük bölümü sadece tabelada var; içi boş, yönetimi etkisiz ve faaliyet üretmeyen “kağıt üstü” yapılar olarak dikkat çekiyor.
Son yıllarda İstanbul’un birçok ilçesinde art arda kurulan Bingöl dernekleri, sayısal artışın ötesinde ciddi bir tartışmayı da beraberinde getiriyor. Neredeyse her ilçede bir Bingöl derneği kurulurken, bu yapıların büyük bölümünün sahada karşılığı olmayan, faaliyet üretmeyen ve yalnızca resmî kayıtlarda varlık gösteren “kağıt üstü” yapılar olduğu yönündeki eleştiriler giderek artıyor.
Bingöl denilince akla gelen ilk lezzetlerden biri olan burma kadayıf gibi, dernek denilince de akıllara köklü ve güçlü temsil gelmesi bekleniyor. Ancak İstanbul’da “Bingöl derneği” denince akla gelen ilk iki isim, uzun yıllardır bu görevi üstlenen BİNİLDER ve BİNYAD oluyor. Bu iki dernek, Bingöllülerin birlik ve dayanışmasını temsil eden, yönetim ve faaliyet açısından sağlam yapılar olarak öne çıkıyor.
Diğer yandan, söz konusu yeni kurulan derneklerin önemli bir kısmı düzenli etkinlik yapmıyor, aktif bir üye yapısına sahip değil ve yönetim kurulları fiilen çalışmıyor. Buna rağmen bazı derneklerin, ilçe adı ekleyerek kendilerini “il derneği” gibi tanıttığı, bu durumun hem kamuoyunda hem de Bingöllüler arasında ciddi bir tepki oluşturduğu ifade ediliyor.
Dikkat çeken bir diğer nokta, bu derneklerin büyük bölümünün mevcut ve köklü Bingöl il derneklerinde yer bulamayan ya da seçim süreçlerinde destek göremeyen kişiler tarafından kurulmuş olması. İl derneklerinde demokratik yarışla yönetimlere giremeyen bazı isimlerin, kendi ilçelerinde yeni dernekler kurarak görünürlük sağlamaya çalıştığı belirtiliyor.
Ancak bu yapıların çoğu, yerel yönetimler ve kamu kurumları nezdinde de bir karşılık bulamıyor. Çünkü ortada güçlü bir taban, düzenli faaliyet takvimi ve sahada çalışan bir organizasyon yapısı bulunmuyor. Birçok derneğin yalnızca tabela ve resmî evraklar üzerinden varlık gösterdiği, aktif bir toplumsal etki üretemediği vurgulanıyor.
Son dönemde kurulan bazı Bingöl derneklerinin yönetimlerinde yoğun şekilde siyasilerin yer alması ise eleştirilerin dozunu artırıyor. Özellikle iktidar partisinde görev almış veya aktif siyaset yürüten bazı isimlerin, bu dernekleri bulundukları ilçelerde siyasi güç, nüfuz alanı ve kişisel beklentiler doğrultusunda kullandığı iddiaları kamuoyunda sıkça dile getiriliyor. Bu durum, hemşehrilik derneklerinin kuruluş amacından uzaklaştığı yönündeki eleştirileri güçlendiriyor.
Buna karşın, İstanbul’da Avrupa ve Anadolu Yakası’nda uzun yıllardır faaliyet gösteren, il derneği unvanını taşıyan ve geniş bir tabana hitap eden köklü Bingöl dernekleri bulunuyor. Bu dernekler, yıllardır Bingöllüler arasında dayanışmayı sağlayan, temsil gücü olan ve sahada karşılığı bulunan yapılar olarak öne çıkıyor.
Bu tabloya ilişkin çözüm çağrıları da yükseliyor. İstanbul’da il derneği statüsünde bulunan ve en köklü, en sağlam yönetime sahip iki yapı olan Avrupa Yakası’nda BİNİLDER ile Anadolu Yakası’nda BİNYAD, bu çoğalmanın önüne geçmek ve dernekleşme sürecini disipline etmek için sorumluluk üstlenmeye davet ediliyor. Kamuoyunda, bu iki köklü derneğin koordinasyon rolü üstlenmesi ve Bingöllülerin birlik ve temsilinin sağlıklı bir zemine oturtulması gerektiği görüşü hakim.
Bu noktada, çözüm çağrısının muhatabı da netleşiyor: İstanbul’da Bingöllüler tarafından kabul görmüş, köklü yapılarıyla bilinen BİNİLDER ve BİNYAD’ın elini taşın altına koyması gerektiği ifade ediliyor. Kamuoyunda, bu iki derneğin birlik ve temsil adına bir düzenleme ve koordinasyon mekanizması kurarak, “dernek enflasyonu”nun önüne geçebileceği görüşü öne çıkıyor.
Uzmanlara göre, kontrolsüz şekilde artan bu dernekleşme süreci, Bingöllüler arasında birlik ve beraberliği güçlendirmek yerine dağınıklığı artırıyor, temsil gücünü zayıflatıyor. Kamuoyunda artık tabela değil, somut faaliyet, şeffaflık ve gerçek temsil beklentisi öne çıkıyor. Bu beklentilere karşılık veremeyen yapıların kısa vadede etkisizleşmesi kaçınılmaz görülüyor.
BİNGÖL EKSPRES-HABER MERKEZİ