Değerlerini Kaybeden Toplum, Geleceğini de Kaybeder
Bir toplum; inancı, ahlakı, saygısı ve merhametiyle var olur. Bu değerler zayıfladığında ise sadece bireyler değil, bütün bir gelecek yara alır. Bugün ne yazık ki insanlığını yitirmeye yüz tutmuş bir toplum manzarasıyla karşı karşıyayız.
Kimi insanlar dini değerlerle alay etmeyi marifet sayıyor, kimileri geçmişte yaşadığı saygıyı, sevgiyi unutup sadece kendi çıkarını merkeze alan bir hayat sürüyor. Bencillik normalleşiyor, empati zayıflıyor, vicdan sessizleşiyor. Doğru ile yanlış arasındaki çizgi her geçen gün biraz daha silikleşiyor.
Oysa bir zamanlar ayıp olan davranışlar bugün sıradan hâle geldi. Büyüklerin sözü dinlenmez oldu, komşuluklar çıkar ilişkisine dönüştü, selam bile yük gibi görülür hâle geldi. İnsanlar kalabalıklar içinde yalnız, ilişkiler içinde samimiyetsiz yaşamaya başladı.
En tehlikelisi ise bu gidişata alışmak…
Çünkü kötülük çoğu zaman bağırarak değil, sessizlikle büyür. Değerler yıkılırken ses çıkarmayanlar, bir gün yıkıntıların altında kalabilir.
Unutulmamalıdır ki;
-
İnancın küçümsendiği yerde ahlak,
-
Saygının yok sayıldığı yerde huzur,
-
Merhametin kaybolduğu yerde insanlık barınamaz.
Bu yüzden mesele sadece eleştirmek değil, sorumluluk almaktır. Ailede başlayan terbiye, okulda şekillenen karakter ve toplumda yaşatılan ahlak yeniden hatırlanmalıdır. Herkes önce kendinden başlamalı; diliyle değil, duruşuyla örnek olmalıdır.
Çünkü bir toplum değerlerini kaybederse, geriye sadece kalabalıklar kalır…
Yüreğine sağlık