SAİT ALTUN: BİNGÖL’ÜN ŞARK BÜLBÜLÜ
Bingöl’ün merkeze bağlı Yamaç (Lotan) Köyünde, dağların sessizliğini yaran bir çocuk sesi büyüyordu. Bu çocuk, yıllar sonra hem Bingöl’de hem Avrupa’da “Şark Bülbülü” olarak tanınacak sanatçı Sait Altun’du.
1950’li yılların yokluk içinde ama dostlukla yoğrulan köy hayatında büyüyen Altun, çocuk yaşlarında sesinin farkına varmaya başladı. O yıllarda evlerde radyolar azdı, plaklar daha az… Ama Sait Altun’un kulağında türkü hiç eksik olmadı: kimi zaman köylü kadınların ağıtları, kimi zaman yaylada yankılanan melodiler, kimi zaman düğünlerde çalınan temburlar…
İşte o sesler, onun müzik yolculuğunun ilk ilhamı oldu.
“Sazı elime aldığım gün kaderim değişti…”
Gençlik yıllarında eline aldığı bağlama, onun dünyaya açılan kapısı oldu. Sesi, köyden kente taşındı. Bingöl’de düğünlerde, özel günlerde sahne almaya başlayan Sait Altun, kısa sürede yöre halkının sevdiği bir ses hâline geldi.
Ancak kader onun yolunu uzak diyarlara uzatacaktı.
Çalışmak ve daha iyi imkânlar elde etmek için Almanya’ya gitti. Bu göç, yalnızca ekonomik bir yolculuk değil; aynı zamanda müziğinin kanatlanacağı yılların başlangıcıydı.
Avrupa’da büyüyen bir ses
Almanya’da gurbetin sızısını yaşayan binlerce insan gibi o da memleket özlemini şarkılara döktü.
Bu yıllarda:
-
7 plak,
-
13 kaset yayımladı,
-
Zazaca, Kürtçe ve Türkçe eserlerle geniş bir dinleyici kitlesine ulaştı.
Sait Altun’un sesi bir ağıttı…
Bir sevda türküsüydü…
Bir hasret çığlığıydı…
O, Zazaca müziğin en güçlü temsilcilerinden biri hâline geldi.
Şarkılarında Bingöl’ün kokusu vardı. Her dizesinde memleketinin dağları, yolları, insanları…
Köklerine dönüş
Uzun yıllar Avrupa’da yaşadıktan sonra yeniden memleketine dönen Altun, üretmeyi sürdürdü.
Albümler çıkardı, konserler verdi, gençlere yol açtı.
Kültürünü, dilini, doğduğu toprakların sesini yaşatma çabasıyla ömrünü müziğe adadı.
Bir ömrün kitaba dönüşmesi
Sanatçının hayatı, Aydın Batur tarafından kaleme alındı ve “Seîd Altun: Emır Şı” adıyla kitaplaştırıldı.
Bu kitap, yalnızca bir biyografi değil; aynı zamanda Zazaca müziğin tarihine düşülen kıymetli bir not oldu.
Sessizliğe karışan bir ses
Sait Altun, 2018 yılında kalp yetmezliği nedeniyle hayata veda etti.
Onun ölümü, yalnızca Bingöl için değil; Türkiye’deki ve Avrupa’daki tüm Zazaca-Kürtçe müzik dinleyicileri için büyük bir kayıptı.
Ama sesi hâlâ yaşıyor…
Türküleri, gurbetçilerin yalnız gecelerinde;
Ağıtları, memleket özlemi duyan yüreklere;
Neşeli şarkıları, düğünlerde ve şenliklerde yankılanmaya devam ediyor.
Bir halkın sesteki hatırası
Sait Altun bugün artık yalnızca bir sanatçı değil;
Bir kültürün taşıyıcısı,
Bir dilin koruyucusu,
Bir halkın hafızasıdır.
Bingöl’ün dağlarında doğan o ses, bugün hâlâ birçok yürekte yaşamaya devam ediyor.