Dolar 49,7871
Euro 55,5137
Altın 6.498,93
BİST 11.151,03
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Bingöl 19°C
Hafif Yağmurlu
Bingöl
19°C
Hafif Yağmurlu
Sal 20°C
Çar 14°C
Per 14°C
Cum 13°C

Şarlatanlar Halkın Güveninden Beslenir

07.07.2026 09:25
388

Bir memleketi yıkan ilk şey fakirlik değildir. Asıl çürüme, hakikatin yerini sadakatin; ehliyetin yerini yalaka ve yakınlığın; ilmin yerini sloganın aldığı gün başlar.

Binaenaleyh bizim coğrafyamızın meselesi sadece yol, fabrika, yatırım yahut işsizlik değildir. Bunlar elbette mühimdir. Lâkin daha derinde, gözle görülmeyen başka bir yara vardır: Şahsiyet yerine şahısların, ilke yerine kişilerin, hakikat yerine taraftarlığın öne geçirilmesi.

İbn Haldun, Bir toplulukta ehliyet ikinci plana düşer, menfaat öne çıkarsa çürüme içeriden başlar. Aradan yedi asır geçti; değişen sadece isimler oldu. Kanun aynı kanun, insan aynı insan.

Bizim coğrafyada buna bazen yöre denilir, bazen çevre denilir, bazen “bizim adam” denilir. İsmi değişir ama mantığı değişmez.

İşte şarlatan tam bu iklimde yetişir.

Çünkü bilir ki düşünen insanı kandırmak zordur. Okuyan adam soru sorar. Vicdan sahibi insan delil ister. Ama kimliğini, aidiyetini veya bağlılığını aklının önüne koyan kişi, çoğu zaman yanlışı da alkışlar.

Şarlatan, ilim meclisinde büyüyemez. O; kahve köşelerinde dedikodudan, taziyelerde fısıltıdan, seçim meydanlarında hamasetten, sosyal medyada algıdan beslenir. Sesi yüksektir ama sözü hafiftir. Çok konuşur, az ispat eder. Herkesi suçlar, kendini hiç sorgulamaz.

Sosyoloji buna patronaj düzeni der. Güç, liyakat üzerinden değil; sadakat üzerinden dağıtılır. Bilim adamları bunu görünmeyen iktidar ilişkileriyle açıklar. Şerif Mardin ise merkezin dışında oluşan yerel otoritelerin toplum üzerindeki etkisini anlatır. Bizim köyde, mahallede bunun adı daha sadedir: “Bizim adamdır.”

İşte felaket de burada başlıyor.

“Bizim adam” anlayışı, “işi en iyi kim yapar?” sorusunu öldürüyor.

“Bizim adam ” anlayışı, “en dürüst kimdir?” sorusunu susturuyor.

“Bizdendir” cümlesi, “haklı mıdır?” sorusunun önüne geçiyor.

Binaenaleyh ehliyet ölünce adalet de yaralanıyor. Adalet yaralanınca güven kayboluyor. Güven kaybolunca toplum çözülmeye başlıyor.

Şarlatanlar bunu çok iyi bilir.

Onlar hiçbir zaman güçlü bir toplum istemez. Çünkü güçlü toplum hesap sorar. Bilinçli gençler yetiştirir. Makamı kutsamaz, hakikati arar.

Onların istediği; birbirine öfkeli kalabalıklardır. Çünkü öfkeli insan düşünmez. Düşünmeyen insan araştırmaz. Araştırmayan insan kolay yönetilir.

Onun için sürekli yeni kavgalar üretirler.

Bir gün etnik kimliği kaşırlar.

Bir gün mezhebi.

Bir gün siyaseti.

Bir gün bölgeciliği.

Bir gün dindarlığı.

Çünkü bilirler ki insanlar birbirini konuşurken kimse onların servetini, nüfuzunu ve kurduğu çıkar düzenini konuşmayacaktır.

Hâlbuki bu toprakların en büyük ihtiyacı yeni kahramanlar değildir. Yeni putlar hiç değildir.

Bu bölgenin ihtiyacı; hakkı söylemekten korkmayan ilim ve bilim adamlarıdır.

İşi ehline veren yöneticilerdir.

Gençlere soru sormayı öğreten öğretmenlerdir.

İsmini değil vicdanını öne çıkaran kanaat önderleridir.

Ve en önemlisi, alkışlanmayı değil hesap vermeyi şeref sayan bir idare anlayışıdır.

XÜLASA’İ KELAM…

Bir toplumu sloganlar yükseltmez.

Bir memleketi hamaset kalkındırmaz.

Bir bölgeyi sadece yatırımlar da ayağa kaldırmaz.

Asıl kalkınma; aklın hür, vicdanın diri, hukukun üstün ve ehliyetin esas olduğu yerde başlar.

Binaenaleyh şarlatanlardan kurtulmanın yolu, sadece onları eleştirmek değildir.

Onları büyüten düzeni değiştirmektir.

Çünkü hakikat sustuğunda şarlatan konuşur.

İlim geri çekildiğinde slogan öne çıkar.

Ehliyet kaybolduğunda menfaat hüküm sürer.

Ve unutmayalım:

Bir toplumu en çok aldatanlar, onun cehaletini değil; güvenini, inancını ve temiz niyetini sermayeye dönüştürenlerdir.
BIMUNEYN XEYRÜ WEŞİYD.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.